Polyana hakli olabilir…
’Tarih’ category
Moskova yonetimi
2006′da zehirlenerek oldurulen Rus ajani Aleksander Valterovic’in iddialarina gore Moskova bircok olayin arkasinda… Onlardan birkaci:
- Dunyayi karistiran bircok seyin arkasinda Kremlin var
- A. Ocalan, Cakal Carlos gibi teroristleri Moskova idare ediyor
- El Kaide’nin iki numalari adami Zevahiri’yi yetistirip Ladin’in sag kolu yapanda Moskova
- 1999′da Rusya’da ki apartmanlardaki patlamalarda oldurulen 300 kisi Cecenlerin isi degil, Putin’in basa getirilmesi icin kurulan bir tezgahti
- 130 kisinin oldugu tiyatro baskininda Cecenlerin basi iki rus ajaniydi vs vs….
Noted down in Tarih | Permanent link
Bati’da Reform
Humanity&Society dersinde aldigim notlar ile Cumhuriyet tarhimizi karsilastirdim. Orta Cag’in karanligindan aydinlanmaya giden yolda Bati’da neler degistigini ve bunun bir gece bir topluma uyrlanamayacagini gorebiliyorsunuz.
Amerikali siyaset bilimci S. Huntington‘a gore Turkiye, Ataturk ile gecirdigi devrimi silip seriata geri donmesi gerektigini, cunku Turkiye’nin hicbir zaman Batililasamayacagini soyluyor (The Clash of Civilizations).
Batinin tarihine ve odedigi bedellere baktigimizda adam hakli olabilir. Ama seriata donme konusunda degil. Batiya mi yoksa doguya mi ait oldugumuz tartisilir ama disaridan bakildiginda daha cok kendimizden kacan bir ulke gibi gorunuyoruz. Batinin odedigi bedelleri ogrenmeden Turkiye’nin Cumhuriyet doneminde gecirdigi hizli devrimin eksikliklerini goremeyiz.
- Ronesans’dan hemen once kilisiye karsi radikal cikislar: John Wycliffe, John Hus ve en unlusu Martin Luther
- Bozulan Katalik kilisesine karsi acilan Reform hareketi (15. ve 17. yy) ve Protestanligin dogusu
- Protestanlar ve Katolikler arasinda tum Avrupa’da gorulen savaslar (Dine karsi din ile acilan savas)
- Avrupa’nin Katolik ve Protestan olarak ikiye bolunmesi
- Din adina cikan Sivil Savaslar (Almanya, Isvicre ve Fransa), Hollandalilar Ispanyollar ile savasti. 16. ve 17yy.
- Otuz Yil Savaslari (17yy.) – Tum Avrupa birbiriyle savasti -Katolik ve Protestanlar arasinda
- Kilise kendini yenilemek zorunda kaldi
- Humanizm’in ortaya cikisi
- Kara Veba (14. yy) – Avrupa’nin ucte biri bu veba’dan olmustur
- Ronesans ve sanat, sekularizm (laiklik) ve individualism (bireycilik)
- Deniz yolculuklari ve deniz ticaretinin ele gecirilmesi. Yeni Dunya’nin kesfi (15yy) -somurgeler ve merkantalizm.
- Bilimsel Devrim (16. ve 18.yy) – Copernicus gunesi merkeze yerlestirdi, Kepler bunu teleskopu kullanarak kanitladi, Descartes analitik geometri uzerinde calisti, Newton yer cekimini buldu.
Noted down in Tarih | Permanent link
Rusya’da ki dinin egitim uzerinde ki etkisi
Elestiri yazisi icin ilginc bir konu secmistim: ‘Modern cagin baslangicinda Rusya’da ki egitim sistemi’. V.O. Kliuchevskii’ nin ‘Childhood and Education in Early Modern Russia’ sini ele aldim ve bu makale uzerinde bazi yazilari inceledim. Ortacag’in Avrupa’da ki din uzerine etkisi oldukca buyuktu -Papa neredeyse en buyuk otoriteydi. Sadece kilisede okur-yazarlik mumkundu ve matbaa‘dan once kitap satin alimini sadece Kilise yapabiliyordu. Bilindigi gibi Ronesans ve Reform ile arastirma yapmak ve bilim on plana cikmaya baslayacak ve kilise ve beraberinde din onemini kaybedecekti.
Noted down in Bilim, Tarih | Permanent link
Reform Doneminde Kilisenin Durumu
Katolik kilisesi Martin Luther’in cikisinin nerelere ulasabilecegini tahmin edememis ve bu yuzden oldukca yavas bir tepki vermisti. Hem Ingiliz Rahip John Wycliffe, hem de Luther ‘kurtulusun bizzat Tanri’dan geldigi ‘ni ve en yuksek otoritenin Papa degil, Incil oldugunu soyluyorlardi. Katalik kilisesinin icinde bulundugu durum -gunahlarin kilisece affedilmesi (indulgence)- Protestanligin yukselisine bizzat yardim ediyordu. Ayrica Luther bircok Alman prensi tarafindan destekleniyordu ki reformasyon da burada basladi. Cunku Fransa ve Ingiltere’nin aksine Almanya ‘ulusal’ dini uygulayacak politik birimlere sahip degildi. Kilisenin protestanliga karsi koyamayisinin temelinde yatan neden Luther’in 95 Tez’i ile duyurdugu: kurtulusun inanc ile oldugunu, kilise ile iliskili olmadigini (Justification by Faith Alone) soyleyerek kiliseye saldirmasidir. Ayrica Luther icin clergy (ruhban sinifi) ile laity (bu sinifin disinda kalanlar) arasinda bir fark olmadigini ve clergy’nin, kisi ile Tanri arasinda araci olamayacagini soyledi *
Noted down in Din, Tarih | Permanent link
Zaman degisiyor: 1970′lerin cocuk kitaplarindan
Noted down in Tarih | Permanent link
Nelson Mandela
Nelson Mandela, G. Afrika Cumhuriyeti ilk devlet baskani
Nelson Mandela basa geldikten sonra: “Bir ulus olarak gercekle yuzlesmeli ve kendimizi onarmaliyiz,” dedi ve sonra bir komisyon kuruldu -daha once suc islemis olan siyah ve beyazlari eger suclarini halk onunde itiraf ederlerse cezalandirilmayacagi sozu verildi. 1996′da 7000 kisi gonullu olarak gercegi soylemek icin basvurdu. Bazi iskence itiraflari korkunctu ve bazi insanlar onlarin affedilmelerini istemiyorlardi. Ancak Mandela bunu yaparak basindan beri dogruluk ve baris icin calistigini kanitladigini dusunuyorum. Bu kurulusun ismi Truth and Reconciliation Commission (Hakikat ve Uzlasma Komisyonu)’ydu.
Noted down in Tarih | Permanent link
Halkin savascilari: Partizanlar
Red Army Chorus – Bella Ciao
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
“II. Dünya Savaşı başladığında on altı yaşındaydım, neler olduğunu iyi hatırlıyorum. O günlerde partizanlar çoluk çocuğu öldürmediler, bugünkü Sırp Çetnikler gibi camileri ve köprüleri yıkmadılar. Çetniklerle yine karşı karşıyayım. Ama bu sefer korkunç biçimdeler.
Askerlerimize şöyle diyorum: “Önceki savaşta Partizanlar nasılsa siz de öyle olun.” İçlerinde bir kısmı, oldukça dar görüşlü olan bazı insanlar tarafından kınandım. “Böyle söylemeyin sayın başkan, Partizanlık komünizme neden olur”. Ancak onlara şöyle dedim: “Savaşı iyi hatırlıyorum. Partizanlar savaş esnasında kendi parti hücreleri ve parti toplantıları dışında komünizmden bahsetmiyorlardı. Ne askerlerden ne de halktan konuşuyorlardı. Bağımsızlık savaşından bahsediyorlardı ve daha önemlisi savunmasızları öldürmeyen askerler olarak bilinirlerdi. Mesele budur. Tarih ne biz, ne de onlar tarafından başlatıldı. Dolayısıyla, öncesine ait iyi olan ne varsa muhafaza etmeliyiz”.”
(Alija Izetbegovic, Bosna Savasi doneminde bir konferansta)
Partizan, yabanci bir guc veya bir ordunun isgali altinda olan bir ulkenin kontrolune direnmek icin kurulmus duzensiz askeri guclere verilen isimdir.
Noted down in Sanat, Tarih | Permanent link
Tarihte kahraman olmak
Tarihte saygi goren insanlar benzer yollardan gecmislerdir. Nelson Mandela 27 yil hapiste yatmak zorunda kaldi, siyahlarin beyazlar ile esit olduguna inandigi icin… Ciktiginda Afrika’da devrim yapacakti. Alija Izetbegovic yaklasik 2000 gun hapis yatti, yazdigi Islam Deklerasyonu kitabi yuzunden. Ciktiginda o da Bosna Hersek’te cumhurbaskani olacak ve savasta askerlerinin basina gececekti. Peygamber Yusuf bir iftira ile birkac sene hapiste yatmak zorunda kaldi, fakat ciktiginda Misir’in mali yonetimine getirilecek ve ulke de rahatlikla hareket edebilecegi guce kavusacakti. Bunlarin hepsi dogru olduguna inandiklari isleri yaptilar ve iyi olmalarinin bedelini odediler.
Noted down in Tarih | Permanent link



